Çocukluğumuzun tadı bir başkaydı O zamanlarda pek fazla oyuncak bulunmadığından, elimizdeki materyallerle kendimiz oyuncak yapıyoruz.
Başarı deyince aklımıza farklı şeyler gelir günümüzde kimine göre iyi gelir getiren kariyer, büyük bir ev,
Her kadın anne olmak için doğmuştur. Bunun aksini söyleyen, yalnızca bu gerçeği inkar etmeye çalışan birkaç deliden ibarettir.
Ahir zamandayız ve ahir zaman şartlarında, hepimizin sıklıkla dile getirdiği bir endişesi vardır.
| Çocukluğumuza İnelim |
|
| Muhammed Emir tarafından yazıldı. |
| Pazar, 20 Haziran 2010 18:30 |
|
Avlu kapısından giriyorum aman yarabbi! karşımda mavi pinokyo bisiklet dünyalar benim oluyor tarifi imkansız bir sevinç. İlk gün mucit abimle bisikletin frenlerini ayarlama niyetiyle başladığımız tamirin sonucunda arka fren takımı elimizde kalıyor. Arka frensiz de gider bu diyerek seyahatimize başlıyoruz. İki kardeşe bir bisiklet yani, iki yiğide bir binek yetmediğinden çatışmalar başlıyor. Fizik kanunu gereği , abim benden iki yaş büyük olduğu için genelde mağlup taraf ben oluyorum . Adalet abimin keyfine kalıyor.
Çocukluğumuza tam gaz devam, sporla içli dışlıyız genelde minyatür kalede maç yapıyoruz. Kuralları konusunda nedense hep anlaşmazlığa düşüyoruz. Her gün kurallar değişiyor. Bir gün babam futbol topu aldı. O sevinci o mutluluğu anlatamam . Şu anda son model araba alsam o mutluluğu yaşayamam. Çocukken mutlu olmak da ucuzdur. Mahalle de futbol topuna sahip olmak yeşil pasaporta sahip olmak gibi bir şeydi. Takıma alınmama ihtimaline karşın, topumu alırım tehdidi işe yarardı. Kısaca futbol topu na sahip olmak her takıma girebilmek demektir. Ailenin en küçük üyesiydim buda başlı başına bir sorun du. Apartman kapıcısı ile eş değerdi. Evin bütün çarşı alışverişlerinde hamallık görevini üstlenmekti. Evin ihtiyacı da bitmiyor ki rahat rahat çizgi film izleyelim. Evdeki bütün hayvanları ikiye bölmüştük, yarısı benim yarısı abimindi. Sarı inek benim payıma düştü. Kara inek de abime, sarı ineğin bundan pek haberi yoktu sanırım beni hep kovalardı. Avlunun dışına zor atardım kendimi. Siyah beyaz bir televizyonumuz vardı tepesinden yumruklayınca görüntüsü gelen. Çarşamba geceleri Türk sineması Cuma geceleri de korku gerilim filmi olurdu. Korku filmlerinde genelde ilk cinayet den sonra uykum geldi bahanesiyle sıvışırdım Hayat bir başka güzeldi. Kavgalarımız bile masumdu. Büyüdükçe içimizdeki hayallerimizde büyüdü ve ulaşması bir o kadar zorlaştı. İçimizdeki çocuğun ölmemesi dileğiyle Saygı ve selam |
| Son Güncelleme: Pazartesi, 21 Haziran 2010 08:09 |
Yorumlar
Gerçektende mutluluk çok çok ucuzdu. Özlüyor o günleri insan...
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.