Çocukluğumuzun tadı bir başkaydı O zamanlarda pek fazla oyuncak bulunmadığından, elimizdeki materyallerle kendimiz oyuncak yapıyoruz.
Başarı deyince aklımıza farklı şeyler gelir günümüzde kimine göre iyi gelir getiren kariyer, büyük bir ev,
Kur-an'da geçen duaları çalışmalarım esnasında not almıştım
Her kadın anne olmak için doğmuştur. Bunun aksini söyleyen, yalnızca bu gerçeği inkar etmeye çalışan birkaç deliden ibarettir.
Ahir zamandayız ve ahir zaman şartlarında, hepimizin sıklıkla dile getirdiği bir endişesi vardır.
| DUANIN GÜCÜNE KATILALIM |
|
| Talat Er tarafından yazıldı. | |||
| Çarşamba, 05 Mayıs 2010 13:54 | |||
|
"O kadar dua ettiğimiz halde duamız kabul olmuyor" deyip yakındığımız çok olmuştur. İnsan niye yakınır? İstediği şeyin aynısı eline geçmediği için yakınır. Oysa yakınmaya, üzülmeye ve moral bozmaya hiç gerek yoktur. Bir kere "istemekle" çok önemli bir adım atılmış oluyor. O adım da "acziyet" tir. Yani insanın âcizliğinin farkına varması, bunu dile getirmesi ve itiraf etmesidir. Âcizliğin itiraf edilmesiyle, "Ben kendi imkanlarımla bunu başaramadım, beceremedim, elde edemedim, çaresiz kaldım" demiş oluyor. Âcizlik, insanın her şeye gücü yeten, her şeyi yapabilen bir Kudrete yaklaşmasına ve yanaşmasına yol açıyor. Burada insana ayrıca bir güven duygusu geliyor, istek ve arzularına kavuşma ümidi canlanıyor. "Her isteğini karşılayan, her derdine derman yetiştiren, her arzusunu yerine getiren" bir güce yönelmekle bir rahata, bir huzura ve bir sükûnete kavuşuyor. Duanın en can alıcı yanı budur zaten. Dua eden, üç şeyden hali değildir: Ya günahı affolur veya hemen hayırlı karşılığını görür, Yahut ahirette mükafatını bulur.
46/Ahkaf 15 : Ey Rabbim!" "Bana ve anne babama lütfettiğin nimetler için ebediyyen şükretmemi ve Senin kabulüne mazhar olacak (şekilde) doğru ve yararlı şeyler yapmamı nasip et; benim soyuma (da) iyilik bağışla. Gerçek şu ki pişmanlık içinde Sana döndüm, elbette ben Sana teslim olanlardanım!" 17/ İsra 24 : ve onlara alçak gönüllüce ve acıyıp esirgeyerek kol kanat geresin; ve "Ey Rabbim!" diyesin, "Anne ve babamın beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle!"
2/ Bakara 201 : Ama içlerinde öyleleri de var ki: "Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de ve bizi ateşin azabından koru!" diye dua ederler.
59/ HaÅŸr 10 : Onlardan sonra gelenler, "Ey Rabbimiz!" diye yalvarırlar, "Bizi ve bizden önce iman etmiÅŸ olan kardeÅŸlerimizi bağışla ve imana ermiÅŸ olan(lardan hiçbiri)ne karşı kalplerimizde yersiz ve uygunsuz düşünce veya duygulara yer bırakma. Ey Rabbimiz! Sen ÅŸefkat Sahibisin, rahmet kaynağısın!"   Â
|
|||
| Son Güncelleme: Pazartesi, 17 Mayıs 2010 10:35 |
Yorumlar
Al-i İmran 191:"...Rabbimiz sen bunu boşuna yaratmadın.Sen pek yücesin,bizi ateşin azabından koru."
Al-i İmran194:"Rabbimiz elçilerine va'dettiklerini bize ver,kıyamet gününde de bizi hor ve aşağılık kılma.Şüphesiz Sen va'dine muhalefet etmeyensin."
Şuara83:"Rabbim bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat."
Mü'minun118:Ve de ki:"Rabbim bağışla ve merhamet et,Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın."
selam ve dua ile...
Felak 1-5 : De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
Bakara 286 : Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Taha 114 : "Rabbim! İlmimi arttır"
Kehf 10 : Ey Rabbimiz! Bize katından bir rahmet ver ve içinde bulunduğumuz şu durumda bize kurtuluş ve doğruluğa ulaşmayı kolaylaştır"
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.